23 Mayıs 2017 Salı

Peçeteden Çiçek Yapımı

               Dekorasyonda çiçeklerin önemi tartışılmaz bir gerçektir. Vazoda sürekli canlı çiçekler bulundurmak bazen zor olduğundan alternatifler ararız. Başka bir yazımda örnek gösterdiğim çiçek topları  buradan bakabilirsiniz  buna güzel bir örnektir. Şimdiki çiçek denemem peçeteden olacak. Evde bulunabilir basit malzemelerle nasıl güzellikler yapabiliriz buyrun birlikte görelim.


             İlk olarak peçeteyi  daire şeklinde kesiyoruz. Bunu yaparken ben çaybardağını kalıp olarak kullandım. Size de faydası olabilir. Peçeteler dağılmasın diye iğne ve iplik yardımıyla gördüğünüz gibi sabitledim. 



Sonra katlarını ayırıyoruz.

Buruşturarak ortaya doğru topluyoruz.

Son katına kadar bu işlemi devam ettiriyoruz.

 İşte böyle renkli ve güzel çiçekler elde etmek bu kadar kolay :)


Ben renkli peçete kullandım fakat evde sadece beyaz peçeteniz varsa size alternatif bir fikir daha vereyim. Beyaz peçeteyi kesip sabitledikten sonra istediğiniz renk boya/kalem yardımıyla kenarlarını gelişigüzel boyayabilirsiniz. Katlarını dağıttığınız zaman çiçeklerin uçları renkli renkli görünecektir. Ben denemiştim fakat onu fotoğraflamamışım sanırım. Güzel görünüyor, denemekten korkmayın.

Dekorasyonda Küçük Dokunuşlar



              Aslında bu çerçeveye hiçbir dokunuş olmasa da her haliyle güzel o ayrı konu :) Benim minik kuşumun kanatlandığı fotoğraflar içinde. Her biri ayrı ayrı özenle çekildi, öpülüp koklandı :) Sonunda 12 li çerçeve bulmak zor olsa da o da başarıldı. Şimdi Keremimin odasında yerini aldı. 

             Pinterestte gördüğüm bir uygulamayı denedim hoşuma da gitti. Tam İkea havası içeriyor.  Basit, ucuz, deiğişik, güzel. Altta adım adım fotoğraflarını görebilirsiniz.


 Servis kağıdını 8e katlayarak kesiyoruz.


Dantel kısmındaki deliklerden dilediğimiz renk ipi, kurdela da olur, geçiriyoruz.


Bant yardımıyla sabitliyoruz. Bu kadar basit işte. 
Aynı süsle doğum günü masalarınıza ve partilerinize renk katabilirsiniz. 
Beğendiyseniz kolay gelsin.

AMİGURUMİ DENEMELERİ

          
            Maymun İştahlılar Derneği'nin ileri gelenlerinden biri olarak şimdilerde amigurumiye merak saldım. Zaten bana elişi olsun da ne olursa olsun farketmez. Dikiş, nakış, örgü vs gibi çok şeyi denemek yapmak istiyorum. Listemde deneyecek çok şeyim var, elbet bir gün onlara da sıra gelecek :)
Zaten önceki yazılarımdan bilirsiniz denemişliğim de vardır hani :) Buradan bakabilirsiniz tık tık.
Ama küçük bir çocuğum olması sebebiyle amigurumi hem beni hem oğlumu mutlu edecek. İlk denememi gösteriyorum şimdi.


Kendimi övmek gibi olmasın da yeni başlayan biri için çok iyi olduğumu söyleyebilirim.
Modeli instagramda gezerken buldum. Tamamen resme bakarak uydurma yoluyla yapıldı :) Yani tarif soracak olursanız cevap veremeyebilirim. Hele sayısını hiç sormayın :) Ama yakında deneme yanılma yöntemiyle bir tarif hazırlamayı düşünüyorum. Takipte kalın :)

11 Mayıs 2017 Perşembe

UZUN ZAMAN SONRA MERHABA :)

Ne zamandır buralarda yokum, özlediğimi farkettim. Yakın zamanda tekrar paylaşımlarda bulunacağım. Oğlum da büyüdü bu arada. Çok çok güzel bir duydu anne olmak. Anneliği övmiycem ama çocuğunun olması çok güzel. Seni sen yapan, anne yapan O. Hep diyorum ''ben anne'' olmadım. Beni Kerem ''anne'' yaptı. İyi ki de yaptı :)

Bu da Kerem'in şimdiki hali
Yanındaki de yakın arkadaşı Esma



25 Mayıs 2016 Çarşamba

BİR HAYAL KURDUM



Bir hayal kurdum…
Yüksek ağaçların olduğu, yanında küçük bir derenin geçtiği bir ormandayız. Aylardan Mayıs. Hava nasıl ılık nasıl güzel. Suyun hafif rüzgarı vuruyor yüzüme. Birbirine yakın iki ağaç bulmuşum. Hamağımı kurmuşum. Ben zaten ormanda en çok hamağı severim. En çok onunla dinlenirim. Yavaşça uzanıyorum. Saçlarımı aşağıya sallayarak yatıyorum. Ağaçların yapraklarının hışırtısı, kuş ve böcek sesleri derenin şırıltısına karışıyor. Elime bir kitap almışım. Büyük ihtimalle az sonra kucağımda uyuyakalacağım.
            Sonra bir ses duyuyorum. Arkasından kahkahalar gülüşmeler geliyor. Sonra da bir top ‘’Dan!’’ diye inletiyor kafamı. ‘’Annecim topu atar mısın?’’. Kafamda kuşların uçuşmasına sebep olan o top şimdi yüzümün gülmesine sebep oluyor. Kerem büyümüş oyun da oynarmış. Zamanın nasıl hızla geçtiğini düşünüyorum. Bebekliği geliyor bir anda gözümün önüne, sonra şükrediyorum. Oğluma ve anne oluşuma.
            Sonra kalkıyorum yerimden. Oğlumu kucağıma alıp sarılıyorum. Sonra hamağa onu yatırıp ‘’Demek kafama O topu atan sensin ha!’’ deyip gıdıklamaya başlıyorum. ‘’Seni yaramaz seni, görürsün sen şimdi!’’ deyip öpücüğe boğuyorum. Kerem kahkahalar atıyor. Aramıza babamız da katılıyor. Dinlenmek ve huzur için yalnız kalıp uyumak gerekmiyormuş. Ben gülmekten yorulunca dinleniyormuşum. Ben biz olunca yaşıyormuşum. Ben hayal kurunca yazıyormuşum. Yazınca da yaşıyormuşum…

22 Ağustos 2015 Cumartesi

HAYATIMIZ DEĞİŞİYOR...SAYENDE :)




Geldi gelecek derken Kerem evimize geldi.. ses ve huzur getirdi. Eşimle benim için ev huzur demekti ve huzur da sessizlik... Keremle birlikte huzur anlayışımız da değişti. Huzur demek bazen ağlayan bir bebek, bazen dağınık bir ev, bzaen de bebek bezi dolu çöp kovaları :)
Allah'ım sen ne büyüksün... Bir zaman kafanı şişiren ağlama sesleri şimdi dünyanı neşelendiriyor.
Ben şimdi bunları yazarken Kerem arkadan bağırıyor. Auuuu auuuu diye. Hatta şimdi biraz ağlamaklı bağırmaya başladı, gidip alayım diye. Numaradan yani bişeyi yok :) Minnacık bişeysin bir sürü numaraların var bebeğim. Bağıra bağıra ağlayan çocuğu kucağına bi alıyorsun susuyo hem de anında. Seni numaracı seniiiiiiii.... Almam mı seni kucağıma hiç. Sen gelmek için neler yapıyon ben seni almam mı tatlımmm.
Her gün yeni bişey öğreniyorsun. huyun suyun değişiyo gün geçtikçe. Gezmeyi seviyorsun mesela. Biz çarşı pazar gidiyoruz, alışverişlere çıkıyoruz sen de bizimle tabi. Öyle evde bebekle kalayım durumlarımız yok bizim. Gez gez ki alış bebeğim :) Gezgin oğlum benimmmm
Ha hatta ilk konserine bile gittin. 2 ay 7 günlükken. Işıklar'daki ramazan şenliklerine katılalım dedik hava alalım hem de yürüyüş yapalım diye. Tesadüf gittiğimiz gün de Orhan Hakalmaz'ın konseri varmış. Şöyle bi baktık, Tabi konsere de katıldık demicem :) Ama sen hep uyudun zaten :))
annecim hayat seninle çok güzel.  İyi ki geldin bebeğim.

                                                                                                                                  29.06.2015

19 Mayıs 2015 Salı

ANNE OLDUM BEN...

                                                                                                        21 Nisan 2015 

Anne olduğum ilk anlar...
Hayatımın dönüm noktası...
Duygularım ve hormonlarım alt üst olmuş durumda...
Kucağıma küçücük ve ağlayan bir bebek verdiler.
Ağlayan bir bebek nasıl sakinleştirilirdi ki? 
Ben kucağımda ağlayan bebekleri hep annelerine vermiştim oysa ki...
Hemşireler de öyle yaptılar getirip kucağıma verdiler. Sustu bebeğim, sakinleşti...
Annesine geldiğini anlamıştı sanırım. Ben de kalbimin üzerine yatırdım O'nu.
Nasılsa 9 ay boyunca duyduğu en yakın ses buydu.
Allah'ım bana ait, kanımdan canımdan bir bebek. Ve benimmmm
Başkasında ağlayan bu bebek bende susacak,
Her seferinde dönüp dolaşıp benim kucağıma gelecek smile ifade simgesi
Evet bu harika bir duygu...
Baktıkça bakasım geliyordu.
Ama O daha yumuk yumuk gözlerini açamıyordu bile.
Acaba gözleri ne renk? Acaba sesi nasıl?
Bir saat öncemle bir saat sonram...
Her şey değişmişti artık. Hayat önceliklerim, sorumluluklarım...
Ama güzelmiş... Kucağında bir bebek olması güzelmiş...
Bana annelik duygusunu yaşattığı için öncelikle minik oğlum Kerem'e, her zaman yanımda olan, sevgisini ve desteğini esirgemeyen, elim ayağım olan eşime ve beni bu dünyaya getirip bu hayata hazırlayan, yeni anne olduğum bu günlerde de anne olmama yardım eden canım anneme çok teşekkür ederim.
İyi ki annemin kızıyım. İyi ki böyle bir eşe ve bu hayata sahibim ve iyi ki Keremimiz var...
Anne olmak zor işmiş...
Derlerdi de abartıyorlar derdim. En basiti uykusuz kalmakmış meğer...
Dilerim ki Allah bu duyguyu yaşamak isteyen herkese yaşatsın...



Blogdan bu kadar uzun ayrı kalmamın nedeni buydu işte. Hayatım değişirken buna ayak uydurmak pek de kolay olmuyor. Daha kırkım bile çıkmadı lohusayım ben :))