25 Mayıs 2016 Çarşamba

BİR HAYAL KURDUM



Bir hayal kurdum…
Yüksek ağaçların olduğu, yanında küçük bir derenin geçtiği bir ormandayız. Aylardan Mayıs. Hava nasıl ılık nasıl güzel. Suyun hafif rüzgarı vuruyor yüzüme. Birbirine yakın iki ağaç bulmuşum. Hamağımı kurmuşum. Ben zaten ormanda en çok hamağı severim. En çok onunla dinlenirim. Yavaşça uzanıyorum. Saçlarımı aşağıya sallayarak yatıyorum. Ağaçların yapraklarının hışırtısı, kuş ve böcek sesleri derenin şırıltısına karışıyor. Elime bir kitap almışım. Büyük ihtimalle az sonra kucağımda uyuyakalacağım.
            Sonra bir ses duyuyorum. Arkasından kahkahalar gülüşmeler geliyor. Sonra da bir top ‘’Dan!’’ diye inletiyor kafamı. ‘’Annecim topu atar mısın?’’. Kafamda kuşların uçuşmasına sebep olan o top şimdi yüzümün gülmesine sebep oluyor. Kerem büyümüş oyun da oynarmış. Zamanın nasıl hızla geçtiğini düşünüyorum. Bebekliği geliyor bir anda gözümün önüne, sonra şükrediyorum. Oğluma ve anne oluşuma.
            Sonra kalkıyorum yerimden. Oğlumu kucağıma alıp sarılıyorum. Sonra hamağa onu yatırıp ‘’Demek kafama O topu atan sensin ha!’’ deyip gıdıklamaya başlıyorum. ‘’Seni yaramaz seni, görürsün sen şimdi!’’ deyip öpücüğe boğuyorum. Kerem kahkahalar atıyor. Aramıza babamız da katılıyor. Dinlenmek ve huzur için yalnız kalıp uyumak gerekmiyormuş. Ben gülmekten yorulunca dinleniyormuşum. Ben biz olunca yaşıyormuşum. Ben hayal kurunca yazıyormuşum. Yazınca da yaşıyormuşum…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buradan yorumunuzu bırakabilirsiniz...