14 Nisan 2014 Pazartesi

DAHA İYİSİNİ YAPABİLİRSİNİZ, YAPIN O HALDE!


Herkes kendi terapisini kendi yapsın. Bunalıma girmek, sıkıntıdan evde pineklemek yerine bir iş edinin. 
Örgü olsun, takı olsun, dikiş olsun, ev temizlemek, boncuk dizmek, balık tutmak, bahçe işleri, 
tamir/tadilat, boya, badana,  ya da başka birşey...
İnsan bir işi bilmeli, insan o işi iyi bilmeli. ''En iyi ne yapabilirsin?'' sorusuna bir cevabımız olmalı. 
Gün olur devan döner bir gün her şeyimizi kaybederiz. Hayatımız alt üst oluverir. Ticarette zirvedeyken bir iflasla sıfırlanır bazen hayat. Ya da mutlu bir evhanımıyken eşinizle yollarınız ayrılır. 
İşte orda boşlukta kalmamalısınız. Sizi var eden, sizin özelliklerinizle başkalarından ayıran maharetleriniz, zevkleriniz, becerileriniz olmalı, olmalı ki hayatınız bir anda havada asılı kalmasın. Bir dala tutunun. Bu dal başkasına ait olmasın ama. Başkasının ağacı değil, sizin yetiştirip diktiğiniz ağacın dalı olsun. 
Sizin olsun ki günün birinde bir başınıza kaldınızda etrafınıza bakıp yardım 
aramak yerine duraksamadan devam edin. 
Belki de tembelsiniz siz. Yatıp hayal kurmayı, başka alemlerde başka insanlar olmayı düşlüyorsunuz. 
Evet olabilir! Bu sensin! Buysa sizin yapabildiğiniz o zaman bunu iyi yapın.  Kurabildiğiniz kadar çok hayal kurun. Sonra yazın onu. Yazın işte! En iyi yapabildiğinizi ispatlayın. Elinize alın. İşte o sizin işiniz oldu. 
Kimbilir belki bir senaryo, belki bir roman, belki de bir anı kitabınız var. Çalın birilerinin kapısını. 
Biri açmazsa biri açar. Olmuyo mu demekki güzel olmamış. Daha iyisini yapabilirsiniz. Yapın o halde.

İgüzarlık etme iş edin!


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Buradan yorumunuzu bırakabilirsiniz...